Array
Geri git   GençMekan > EĞİTİM | ÖĞRETİM > Bilgi Kaynağı > Bilgi Merkezi


Milli Edebiyat Döneminin Oluşumu (1911 - 1923)


Konuya Davet EdilenLeR

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 06-03-2009, 10:55 PM   #1 (permalink)
| C¤ | TürkiyéM | C¤ |

 
Ahu-i Felek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Bilgileri
Üyelik tarihi: Oct 2007
Bulunduğu yer: Cehennemin dibi! gelcen mi?
Yaş: 21
Mesajlar: 17.547
Bahsedildi: 0 mesajda
Davet edildi: 0 konuda
Rep Durumu
Tecrübe Puanı: 825
Rep Puanı: 8487
Rep Derecesi:
Ahu-i Felek Çok ünlü.Ahu-i Felek Çok ünlü.Ahu-i Felek Çok ünlü.Ahu-i Felek Çok ünlü.Ahu-i Felek Çok ünlü.Ahu-i Felek Çok ünlü.Ahu-i Felek Çok ünlü.Ahu-i Felek Çok ünlü.Ahu-i Felek Çok ünlü.Ahu-i Felek Çok ünlü.Ahu-i Felek Çok ünlü.
Arrow Milli Edebiyat Döneminin Oluşumu (1911 - 1923)

Milli Edebiyat Dönemi

Meşrutiyet (1908)'ten sonra memlekette başlayan ve o devirde 'Türkçülük' adı verilen harekeri "edebiyatta milli kaynaklara dönme" düşüncesinin doğmasına yol açmıştır. "Milli kaynaklara dönme" sözüyle; dilde sadeleşme aruz vezni yerine hece veznini kullanma yerli hayatı yansıtma kastedilmiştir. Bunları gerçekleştirmeyi ülkü edinen edebiyat akımına "Milli Edebiyat" adı verilmiştir.

a. Dilde sadeleşme hareketi: 1911 nisanında Selanik'te Ömer Seyfettin Ali Canip ve Ziya Gökalp tarafından çıkarılan Genç Kalemler dergisinde "Yeni Lisan" adıyla ileriye sürülmüştür. Bunlari konuşma dilini yazı dili haline getirme davasını benimsemişler "Milli edebiyat" ın milli lisan'dan doğacağı'nı (Ömer Seyfettin) söylemişlerdir. Bu hareket kısa zamanda tutunmuş ve XX. yüzyıl edebiyatının ayırıcı niteliği olmuştur.

b. Aruz vezni yerine hece veznini kullanma davası: İlkin Mehmet Emin'in 1897 Yunan savaşı dolayısıyla yayınladığı Türkçe şiirler adlı kitabı vesilesiyle ortaya sürülmüş Rıza Tevfik'in halk şiirleri yolundaki koşma ve nefesleriyle desteklenmiş ise de uzun zaman gerçekleşememiş; ancak Birinci Dünya Savaşı içinde özellikle 1917'de Servet-i Fünun dergisi tarafından "Şairler Derneği" adıyla toplanan gençler (Orhan Seyfi Yusuf Ziya Faruk Nafız v.b.) tarafından benimsenmiştir. Bu dönemde aruz vezni de bir yandan sürüp gitmiş ve Mehmet Akif Ahmet Haşim Yahya Kemal gibi üç kuvvetli sanatçının elinde varabileceği gelişmenin en yüksek noktasına erişmiştir.

c. Yerli hayatı yansıtma davası: Yalnız bir kaç (Mehmet Emin Mehmet Akif kimi şiirleriyle Yahya Kemal Cumhuriyet devrindeki bazı şiirleriyle Faruk Nafız v.b.) ve daha çok hikaye ve roman yazarları tarafından benimsenmiştir.

ç. Şiir alanında hece vezninin ilk ürünlerini veren şairlerin (Mehmet Emin'den başka) hemen hepsi bir yandan aruzla yazmışlar; bir yandan da Türkçülük hareketinin ve Ziya Gökalp'in etkisiyle hece veznine yönelmişlerdir. Ne var ki bunların hece vezniyle ortaya koydukları ürünler yalnız biçim (dil vezin nazım biçimi) kaygısıyla yetinilen derinliği olmayan yalınkat manzumelerdir.
Gerçek değer taşıyan şiirler aruzun son üç ustasının "Mehmet Akif Ahmet Haşim Yahya Kemal!in kaleminden çıkmıştır. Bunlardan Mehmet Akif önce Tevfik Fikret'in uyguladığı "nazmı nesre yaklaştırma hareketini sürdürüp geliştirilmiş; Ahmet Haşim ile Yahya Kemal ise bunun tam tersi tutumla "Şiir nesre çevrilme olanağı bulunmayan nazımdır; (...) musiki ile söz arasında sözden çok musikiye yakın ortalama bir dildir" (A.Haşim) ve "Şiir nesirden bambaşka bir hüviyettedir: musikiden başka türlü bir musikidir" (Y.Kemal) görüşünü savunmuş ve uygulamışlardır. Bu üç şair bir yandan da Türk şiirinde üç ayrı akımın temsilcisi olmuşlardır: Mehmet Akif şiirde Tevfik Fikret'ten devir aldığı 'Realizm' akımını geliştirmiş 'hayal ile alışverişi olmadığını her ne demişse görüp de söylediğini en beğendiği mesleğin hakikat olduğunu' bildirmiş Fecr-i Ati topluluğundan gelen Ahmet Haşim batıdab gördüğü 'Sembolizm' akımını benimsemiş 'dünyanın şekillerini hayal havuzunun sularında seyrettiğini; onun için dünyanın taşlarını ve bitkilerini renkli bir akis gibi gördüğünü' belirtmiş; Yahya Kemal de yine Batı da gördüğü 'Romantizm' akımını benimsemiş ve bu anlayışla Divan şiiri yolunda klasik şiir denemelerine girişmiş; sade dille ve yeni nazım biçimleriyle yazdığı şiirlerinde de yine biçim kusursuzluğuna yapmacıksız ve sağlam anlatıma önem vermiştir.
Meşrutşyetten Mütakere sonuna kadar süren ve Trablusgarp Savaşı (1911) Balkan Savaşı (1912 - 1913) İkinci Dünya Savaşı (1914 - 1918) Mütakere yılları (1919 - 1922) gibi büyük olayları içine alan ve Osmanlı İmparatorluğu'nun parçalanıp yıkılmasıyla sonuçlanan bu dönemde önemli sayılab yalnız iki şair (Mehmet Emin Mehmet Akif) toplumsal konulara yönelmiş; ötekiler ortalıkta sanki hiçbir şey yokmuşçasına sadece aşk özlem v.b. gibi bireysel ve duygusal konular ve temalar üzerinde durmuşlardır.

Hikaye ve Roman alanında bir bölüğü 'Fecr-i Ati' topluluğundan gelen 'Yakup Kadri Refik Halit) bir bölüğü bu topluluk dışında kalan (Ebubekir Hazım Ömer Seyfettin Halide Edipv.b.) sanatçılar aralarındaki sanat anlayışı ve dünya görüşü ayrılıklarına rağmen yerli hayatı yansıtma konusunda birleşmiş görnüyorlar. Tanzimat ve Edebiyat-ı Cedide hikaye ve romanlarında vakaların İstanbul sınırları içinde kapalı durmasına karşılık bu devirde hikaye ve roman yurdun her köşesine açık tutulmuş her tabakadan halkın yaşayışı konu olarak ele alınmıştır. Özellikle köy ve taşra hayatını anlatan başarılı ilk örnekler (Ebubekir Hazım: Küçük Paşa; Refik Halit: Memleket Hikayeleri; Reşat Nuri: Çalıkuşu v.b.) bu devirde verilmiştir. Kimi kitapların adları dahi (Refik Halit: Memleket Hikayeleri: Ömer Seyfettin: Yalnız Efe-Anadolu Romanı; Yakup Kadri: Yarım Kalan Ateşten Gömlek - Anadolu Romanı) sonradan 'memleket edebiyatı' diye adlandırılan bu çığırı açıkça belirtir. İlkin edebiyat dışı bir amaçla'taşraların ne halde olduklarını köylülerin ne yaptığını ne istediğini memletin neye muhtaç olduğunu yerinde görüp inceleme' için Tanin gazetesinin Anadolu'ya gönderdiği bir yazarının Anadolu'daki şehir kasaba ve köyleri dokuz ay (1909 - 1910) adım adım dolaşarak hazırladığı röportaj niteliğinde ki gezi notları (Ahmet Şerif: Anadolu'da Tanin) ve aynı yıl içinde 'Anadolu fatihaları'nı dile getirmek amacıyla yazılan fakat yayınlandığı zaman hiç de ilgi uyandırmadığı halde Cumhuriyet devrinde dikkati çeken bir roman (Ebubekir Hazım: Küçük Paşa) ile açılan bu çığır; Refik Halit'in Anadolu sürgününden getirdiği hikayeler 'Memleket Hikayeleri' ile geniş bir ilgi görmüş; Kurtuluş Savaşı yıllarında ise Anadolu insanının çetin alın yazısı üzeribe eğilme hareketi (Halide Edip: Dağa Çıkan Kurt Ateşten Gömlek / Yaban Milli Savaş Hikayeler) artık zorunlu ve yaygın bir hal almıştır.
Gözleme dayanan bu yerli hayatı yansıtma isteğinin sonucu olarak çoğu yazarlar Realizm (Ömer Seyfettin Yakup Kadri Refik Halit Reşat Nuri Memduh Şevket v.b.) hatta kimileri Natüralizm (Bekir Fahri Selahattin Enis kimi hikayeleriyle F. Celalettin kimi romanlarıyla Osman Cemal v.b.) ilkelerini benimsemişlerdir.
Çoğu Fransız (Yakup Kadri Refik Halit Reşat Nuri Peyami Safa Abdülhak Şinasi) kimisi İngiliz (Halide Edip) kimisi Rus (Memduh Şevket) edebiyatlarının etkisi altında kalan bu devir sanatçılarının bir bölümü de Hüseyin Rahmi ve Ahmet Rasim yolunu sürdürmüşlerdir. (Ercüment Ekrem Sermet Muhtar Osman Cemal kimi hikayeleriyle F. Celalettin).
Parti kavgalarının kızıştığı Meşrutiyet ve Mütareke devirlerinde okuyucunun mizaha ve toplumsal yergiye düşkünlük göstermesi birçok yazarın (Ömer Seyfettin Refik Halit Ercüment Ekrem Sermet Muhtar Osman Cemal Reşat Nuri F. Celalettin v.b.) mizaha eğilim göstermesine yol açmıştır.

Tiyatro alanındaki verim hikaye ve roman kadar başarılı sayılamaz. Gerçi Meşrutiyetin ilanıyla birlikte birçok tiyatro topluluğu ortaya çıkmış; hatta bir de tiyatro okulu açılıp ilk resmi tiyatro (Darülbedayi-i Osmani) kurulmuş; bunlar eser yetiştirmek için pek çok yazar o alanda birtakım denemelere girişmiş ise de bunların çoğu başarı çizgisinin çok altındadır. Çeviri ve uyarlama arasında bir tek çevirmenin (İbnürrefik Ahmet Nuri) uyarlamaları belli bir değer çizgisinin üstüne çıkmıştır.

Bu devrin başlıca yazar ve sanatçıları şunlardır:
Bilim yolunda: Ziya Gökalp Fuat Köprülü v.b.
Şiir alanında: (Aruz Vezniyle) Mehmet Akif Ahmet Haşim Yahya Kemal Beyatlı v.s.
(Hece vezniyle) Mehmet Emin Yurdakul Rıza Tevfik Bölükbaşı Halit Fahri Ozansoy Enis Behiç Koryürek Orhan Seyfi Orhon Yusuz Ziya Ortaç Faruk Nafız Çamlıbel v.b. (Bunlardan Ahmet Haşim fıkra ve gezi notları; Yahya Kemal makale; Halit Fahri Yusuf Ziya Faruk Nafız manzum oyun da yazmışlardır.)

Hikaye ve Roman alanında: Ebubekir Hazım Tepeyran Ömer Seyfettin Halide Edip Adıvaı Yakup Kadri Karaosmanoğlu Refik Halit Karay Ercüment Ekrem Talu Selahattin Enis F. Cemalettin Osman Cemal Kaygılı Reşat Nuri Peyami Safa Memduh Şevket Esendal Halikarnas Balıkçısı Sermet Muhtar Alus Abdülhah Şinasi Hisar Mahmut Yesari. v.b.
(Bunlardan Ömer Seyfettin Yakup Kadri Refik Halit Reşat Nuri Sermet Muhtar Mahmut Yesari oyun da yazmışlardır. İçlerinde anı yazanlarda vardır: Ebubekir Hazım Ömer Seyfettin Halide Edip Yakup Kadri Refik Halit Memduh Şevket Halikarnas Balıkçısı. Birçoğu fıkra ve makale de yazılmıştır.)

Tiyatro alanında: Musahip-zade Celal İbnürrefik Ahmet Nuri v.b.
Gezi ve röportaj alanında: Ahmet Şerif.
Röportaj ve mülakat alanında: Ruşen Eşref Ünaydın.
Gezi anı deneme fıkra makale alanlarında: Falih Rıfkı Atay v.b.



___----____
Ahu-i Felek isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 06-03-2009, 11:34 PM   #2 (permalink)
Profesyonel

 
heja_boy88 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Bilgileri
Üyelik tarihi: Dec 2007
Bulunduğu yer: Sehr-i Virani
Yaş: 25
Mesajlar: 2.006
Bahsedildi: 0 mesajda
Davet edildi: 0 konuda
Rep Durumu
Tecrübe Puanı: 244
Rep Puanı: 4330
Rep Derecesi:
heja_boy88 Çok ünlü.heja_boy88 Çok ünlü.heja_boy88 Çok ünlü.heja_boy88 Çok ünlü.heja_boy88 Çok ünlü.heja_boy88 Çok ünlü.heja_boy88 Çok ünlü.heja_boy88 Çok ünlü.heja_boy88 Çok ünlü.heja_boy88 Çok ünlü.heja_boy88 Çok ünlü.
Standart

Hepsini Ezberlemem Gerek... Off ooff



__________________

Ama Sen Gelseydin Dikenler Bile Gül Kokardı Efendim...
heja_boy88 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
1911, 1923, doneminin, edebiyat, milli, milli edebiyat, milli edebiyat donemi, milli edebiyat olusumu, nasil olusmustur, olusumu


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



WEZ Format +3. Şuan Saat: 12:37 PM.
"5651 Sayılı Kanun'un 8.Maddesine ve T.C.K'nın 125. Maddesine göre Forumumuzdaki Üyelerimiz, yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. Forumumuzda bulunan bir içeriğin, kanunlara aykırı olduğunu veya yanıltıcı olduğunu düşünüyorsanız lütfen buradan ( kemalyanal@yahoo.com ) bize bildirin."
Protected by CBACK.de CrackerTracker

Add to Google Suchmaschinenoptimierung mit Ranking-Hits Add to Google
| Tags | Gizlilik Bildirimi | dC| Death Chasers Klan | Link Ekle | Sitemap | Link Ekle | GençMekan |

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.0