Array
Geri git   GençMekan > GENEL KONULAR > Dini Konular


Abdulkadir Geylani


Konuya Davet EdilenLeR

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 10-02-2008, 03:39 PM   #1 (permalink)
°•Mülteci Uçurtma•°

 
BaRaN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Bilgileri
Üyelik tarihi: Jan 2008
Bulunduğu yer: ッ
Yaş: 27
Mesajlar: 9.050
Bahsedildi: 0 mesajda
Davet edildi: 0 konuda
Rep Durumu
Tecrübe Puanı: 1318
Rep Puanı: 63152
Rep Derecesi:
BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.
Standart Abdulkadir Geylani

ABDULKÂDİR GEYLÂNî: Hicri.V. Asırda İslâm aleminde karışıklıklar kavgalar ve çekişmeler hüküm sürüyor bu karışıklık siyasi dini ve ilmi sahalarda aynı şekilde varlıklarını hissettiriyordu. Bağdat’taki Abbasi halifeleri ile şeklen ona bağlı olan sultanlıklar arasında bitmeyen bir ihtilaf vardı. İslâm mezhebleri arasındaki çekişmeler sünnî mezhebler arasındaki rekabetler sonu gelmeyen tartışmalara yol açıyordu. Siyasi sahadaki bunalım ve sıkıntı fikri anarşi halkın muhtelif hizip ve zümrelere bölünerek farklı mezhebler halinde dağılmaları her zümrenin taassuba meyletmesi halk arasında ümitsizliğin ve karamsarlığın yayılmasına ruhlarının korku ve ızdırapla dolmasına yol açmıştı. 1

İşte bu dönemde İslâm ümmeti akîdede imanı dinin temel esaslarına itimadı ahlakta istikameti telkin edecek ilmi ve şahsi nüfuza sahip bir önderi iştiyakla bekliyordu. şüphesiz ki bu önder yeni eserler ile üstünlüğü görülecek ilmi kabiliyete sağlam bilgilere sahip ihlas ve cihad eri birisi olmalı idi. Yüce Allah İslâm ümmetine h.V. asırda bu aradıkları şahsiyeti bahşetti. Bu kişi İmam-ı Gazali(ö.505/111)’den başkası değildi.2

Gazzali kuvvetli kişiliği ve ilmi sahadaki başarılı mücadelesi ile Yunan felsefesinin tesirine Batınîliğin ilhadına karşı koymuş İslâm ülamasının problemler karsısındaki tutumuna aktivite kazandırmış ıslahat ve yenilik tarihinde büyük bir görevi yerine getirmişti.

Onun sünnî İslâm inancına yeniden hayat kazandırması ve İslâm düşüncesine canlılık getirmesinde en büyük amil hiç şüphesiz ilmî ve tasavvufî şahsiyeti idi.

Gazzali’nin ıslahat ve yenilikleriyle yeniden hayat bulan İslâm inancı ve toplumu zamanla tekrar bozulmaya yüz tutmuş ahlakî alanda yeni dini önderlere ihtiyaç duyulmuştu. Çünki İslâm toplumu bu dönemde ahlakî ve içtimaî alanlarda nifak cehalet ve gaflet hastalıkları sebebi ile büyük bir bunalım yaşıyordu. Nitekim devlet yönetiminin dalkavuk elemanları saray yöneticilerinin takipçilerinden oluşan yeni bir menfeat-perest topluluk oluşturmuştu. Toplumu yöneten idareci kadrolar halka zulüm ve baskı yapıyorlardı. Bir tarafta servet sahipleriyle bu serveti sorumsuzca harcayan azgın bir sınıf diğer tarafta bir çok bunalımlar içinde sıkıntı elem ve ızdırapla yaşayanlardan meydana gelen başka bir zümre teşekkül etmişti. Hülasa cemiyet gün geçtikçe cahiliyye özelliklerine sahip bir toplum yapısını arzetmeye başlamıştı.3

İnsanlık dünyaya taparcasına bağlılığı önleyebilecek ahiret inanç ve akidesini diriltip insanları Allah’ın rızasına doğru yönlendirebilecek yöneticilerine sorumluluklarını hatırlatıp geniş halk kesimlerine tek güç olan Allah’ı bildirebilecek cehalete ve zulme karşı imanı ruhu yeniden diriltecek bir tebliğciye şiddetle muhtaçtı.4

İşte İslâm bu insanları yeniden diriltecek tebliğcisine beşinci asrın sonunda Kâdiriyye tarikatın kurucusu ve hemen bütün tarikatlerde başbuğ kabul edilen tarikatler devri tasavvufun en büyük siması olarak anabileceğimiz Abdülkâdir Geylânî ile kavuşuyordu.

Hayatı:

Arapça’da “el-Cîlî” Farsça’da “Gîlî” veya “Gîlânî” Türkçe’de ise “Geylânî” şeklinde telafüz edilen nisbesiyle şöhret bulan bu yüce şahsiyetin tam adı Muhyiddin Ebû Muhammed Abdulkâdir b. Ebî Sâlih Mûsâ Zengîdost el-Geylânî’dir.

Tarikat ehli katında “imam-ı eimme” şeriat ehli katında da “mahbub-u sübhanî” ve muhyiddin lakablarıyla meşhur olmuşlardır.5

470/1077 tarihinde Hazar denizinin güney batısındaki “Gîlân”6 eyalet merkezine bağlı Neyf köyünde doğdu.7

Geylanî için “Aşk ile doğdu kemâl ile yaşadı ve kemâl-i aşk ile öldü” diyerek tarih düşürülmüştür ki ebced hesabına göre “aşk” 470 “kemal” 91 “kemal-i aşk” ise 561’e tekabül etmektedir.8 Buna göre Geylânî 470’de doğmuş 91 senelik bir ömürden sonra 561 tarihinde vefat etmiştir.

Nesebi ana tarafından Hz.Hüseyin’e baba tarafından Hz.Hasan’a ulaşmaktadır.9

Babası Ebû Salih Musâ’nın dindar bir kişi olduğu bilinmekte ancak hakkında fazla bilgi bulunmamaktadır. Devrin tanınmış zâhid ve sufilerinden olan Ebû Abdullah es-Savmaî’nin kızı olan annesi Ümmü’l-Hayr Emetü’l-Cebbâr Fatıma’nın kadın velilerden olduğu kabul edilir.10

Küçük yaşta babasını kaybeden Abdülkâdir annesinin yanında ve dedesinin himayesinde büyüdü.11

Benzer Konular:

___----____
__________________
"hiç tanımaz tenim ellerini;
bilmez yüreğim bilmez yüreğini....
ah bu koku
bu ten
bu dokunuş;
ah bu delilik sarsar bedenimi...."


BaRaN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-02-2008, 03:40 PM   #2 (permalink)
°•Mülteci Uçurtma•°

 
BaRaN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Bilgileri
Üyelik tarihi: Jan 2008
Bulunduğu yer: ッ
Yaş: 27
Mesajlar: 9.050
Bahsedildi: 0 mesajda
Davet edildi: 0 konuda
Rep Durumu
Tecrübe Puanı: 1318
Rep Puanı: 63152
Rep Derecesi:
BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.
Standart

Tahsili:

İlk tahsiline Gîlân’da başlayan ve daha küçük yaşlarda büyüklüğüne işaret eden keramet ve alametler gösteren Abdülkâdir onsekiz yaşına gelince ilim tahsili için annesinden izin alarak bir kafileye katılıp Bağdat’a gitti.12

Geylânî’nin Bağdat’a ilim tahsili için gittiği tarih(488/1095) aynı zamanda Gazzali’nin Nizamiye Medresesi’ndeki görevini terkederek Bağdat’tan ayrıldığı tarihtir.13

Orada devrin meşhur hadis fıkıh ve edebiyat alimlerinden ilim tahsil etti ve kısa zamanda usul fürû ve mezhebler konusunda geniş bilgi sahibi oldu.14

Kısa zaman içinde kazandığı üstün şöhreti yıldırım hızıyla yayılmış ve her tarafı kuşatarak ilmen zamanının önderi ve imamı olmuştu. Hanbelîlerin mezhebine bağlı olduğundan15 “Hanbelîlerin tabi olduğu şeyh” denilebilecek bir seviyeye yükselmiş kendisinden istifade eden pek çok alim ve fakih yetişmeye başlamıştır.16

Ancak o Hanbelî mezhebinden olmasına rağmen Hanbelî ve şâfiî mezhebine göre fetva verir verdiği fetvalarla fakihleri hayran bırakırdı.17

Rivayete göre rüyasında; Ahmed b. Hanbel Abdülkâdir Geylanî’den o sıralarda zayıf durumda bulunan Hanbelîliği canlandırmasını istemiş O da Hanbelî mezhebine girerek bütün gücüyle bu mezhebi ihya etmeye çalışmış bundan dolayı kendisine “Muhyiddin”(Dini ihya eden) ünvanı verilmiştir.18

Bağdatta bir süre Ebû Hanife’nin türbedarlığını yaptığı da rivayetler arasında yer almaktadır.19



__________________
"hiç tanımaz tenim ellerini;
bilmez yüreğim bilmez yüreğini....
ah bu koku
bu ten
bu dokunuş;
ah bu delilik sarsar bedenimi...."


BaRaN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-02-2008, 03:40 PM   #3 (permalink)
°•Mülteci Uçurtma•°

 
BaRaN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Bilgileri
Üyelik tarihi: Jan 2008
Bulunduğu yer: ッ
Yaş: 27
Mesajlar: 9.050
Bahsedildi: 0 mesajda
Davet edildi: 0 konuda
Rep Durumu
Tecrübe Puanı: 1318
Rep Puanı: 63152
Rep Derecesi:
BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.
Standart

Tasavvufa intisabı:

Bağdat’da Hocası Ebû said Ali b. el-Mübarek el-Mahzumî’ nin kendisine tahsis ettiği Babülerec’deki medresede tefsir hadis kıraat fıkıh ve nahiv gibi ilimler okuttu20 ve vaaz vermeye başladı.21 Ancak bir süre sonra bütün bunları bırakarak halvete çekildi.22
Bağdat mutasavvıflarıyla yakın dostluklar kurduğu bu yıllarda şeyh Ebû’l-Hayr Muhammed b. Müslim ed-Debbâs(ö.525/1131)’ın sohbetinde bulunmuş ilk intisabını bu zata yapmıştı. Onun yanında gerçek mücahidlere yakışır bir süluk çıkaran Geylânî rivayete göre bilahare bu zata damad olmuştur.23

Debbâs’dan aldığı tarikat yolunu kadı Ebi Said el-Mübarek el-Mahrumî’nin yanında kemale erdirmiş ve ondan icazet almış24 tarikat hırkasını da onun elinden giymiştir.25

Geylanî Bağdat ve Kerh civarında yirmibeş seneye yakın inziva hayatı sürdürmüştü. Son halvette tam kırk gün hiç bir şey yiyip içmediği gibi her hangi bir kişi tarafından yedirilinceye kadar da yememeğe azmetmişti.26

Geylanî bu şekilde maddi ve manevi kemale erdikten sonra 520/1126 senesinde Bağdat’a dönerek yeni baştan vaaz ve nasihat toplantılarında aşk ve irfan erbabına hakikat ve marifet öğretmeye başladı.27



__________________
"hiç tanımaz tenim ellerini;
bilmez yüreğim bilmez yüreğini....
ah bu koku
bu ten
bu dokunuş;
ah bu delilik sarsar bedenimi...."


BaRaN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-02-2008, 03:41 PM   #4 (permalink)
°•Mülteci Uçurtma•°

 
BaRaN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Bilgileri
Üyelik tarihi: Jan 2008
Bulunduğu yer: ッ
Yaş: 27
Mesajlar: 9.050
Bahsedildi: 0 mesajda
Davet edildi: 0 konuda
Rep Durumu
Tecrübe Puanı: 1318
Rep Puanı: 63152
Rep Derecesi:
BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.
Standart

İrşad Hususiyetleri:

Sufi Yusuf Hemedanî’nin tavsiyesi üzerine tekrar cemaate vaaz vermeye başladığında ancak bir kaç kişiye hitab ediyordu. Fakat daha sonra cemaati giderek arttığı ve medrese dar gelmeye başladığı için vaaz meclisini Babülhalbe’deki bir camiye nakletti.28 Onun tesirli sözlerinden halk okadar memnun kalıyordu ki burası da artık cemaati almaz olmuştu. Bu yüzden 528/1133 yılında bazı ilavelerle medrese genişletildi ve Abdülkâdir’in ismine nisbet edilerek öğretime yeniden açıldı.29

Cemaatin mütemadiyen çoğalması üzerine açıktan vaaz etmek zorunda kaldı. Bu vaazları dinlemek için yetmişbin kişinin Bağdat’a geldiği ve arka safta bulunan dinleyicilerin ön saftakiler kadar sesini rahatlıkla işittikleri rivayet edilir.30 Sonraları orası da halkı almayınca yüksek bir tepenin üstüne büyük bir kürsü koydular ve oradan kendisini takibetmeye başladılar.31

Vaazlarında dinleyicilerine kurtuluşu ve cenneti vadettiğini bu konuda onlara teminat verecek kadar inançlı ve kesin konuştuğunu hitabetinin son derece etkili olduğunu kaynaklar görüş birliği içinde zikrederler.

Karşılaştığı kimseleri hemen tesiri altına aldığı için “Bâzullah”(Allah’ın şahini) ve “el-Bâzu’leşheb”(avını kaçırmayan şahin) ünvanıyla da anılmıştır.32

Tasarruf ve kerametlerinin ölümünden sonra da devam etttiğine inanıldığı için müridlerinin darda kaldığı zaman söyledikleri “Medet yâ Abdülkâdir!” sözü tarikat geleneği halini almıştır.

Onun meclisinde yaptığı kötülüklere tevbe eden nadim olan yol kesiciler katiller fasıklar itikadı bozuk ve sapık olanların yanısıra çoğu kere orada müslüman olan Yahudi ve Hristiyanlara da raslanırdı. Rivayete göre onun vasıtasıyla beşbinden fazla Yahudi ve Hristiyan yüzbinden fazla eşkiya tevbe etmiştir.33

Hülasa onun insanların ruhlarına düşüncelerine hitab eden daveti bütün İslâmtoplumunu etkilemiş ölü düşünce ve ruhlar yeniden canlanarak toplum içinde üstün bir ahlak ve fazilet hareketi başlamıştır.34

Şemail ve Ahlakı:

Abdülkâdir Geylânî orta boylu geniş omuzlu açık alınlı ince bedenli buğday benizli idi. Saçlarını omuzlarını örtecek kadar uzatırdı. Sesi gür ve heybetliydi. Çok şık giyinir talebeleri dahil kimseden bir şey kabul etmezdi. Küçük çocuklarla kölelerle sohbet eder fakirlerle oturup kalkardı.35

Geylânî gözü yaşlı aşırı derecede heybetli dua ve niyazı kabul olunan üstün ahlaklı hoş ve güzel damarlı idi. Kitablar O’nun gavsiyyetine layık kerametleri ve irfan dolu beyanlarından dökülen ilahi hikmetlerle doludur.36

Medine-i Münevverede bulundukları zaman kırk gün huzur-u saadette ellerini ğöğsüne koyarak ayakta durdukları rivayet edilir.37
Cuma günleri camiye yahut tekkesine çıkar onun dışında evden dışarı çıkmazlardı.38

Yatsı abdesti ile sabah namazı kıldığı abdesti bazulduğunda vakit geçirmeden yenileyip sonra aldığı abdestle iki rekat namaz kılardı.39
Daha sağlığından itibaren kendisinden bir çok keramet nakledilerek kişiliği tam manasıyla menkıbeleştirilmiş gerçek kimliği ise önemini yitirmiş ve unutulmuştur.

Ailesi ve Çocukları:

Suhreverdi onun dört kadınla evli olduğunu söyler. Ancak ne zaman evlendiği bilinmemektedir. Çocukları hakkında ise değişik rivayetler bulunmaktadır. Bu rivayetler 12 ila 18 kadar olduğu şeklindedir.

Adetleri kaç olursa olsun onlar hakkında ifade edilen görüşlere göre herbiri başta babaları olmak üzere zamanlarının büyük alimlerinden dini ve şer’i ilimleri tahsil etmişler ve babalarından tarikat hırkası giymişlerdir.40



__________________
"hiç tanımaz tenim ellerini;
bilmez yüreğim bilmez yüreğini....
ah bu koku
bu ten
bu dokunuş;
ah bu delilik sarsar bedenimi...."


BaRaN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-02-2008, 03:41 PM   #5 (permalink)
°•Mülteci Uçurtma•°

 
BaRaN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Bilgileri
Üyelik tarihi: Jan 2008
Bulunduğu yer: ッ
Yaş: 27
Mesajlar: 9.050
Bahsedildi: 0 mesajda
Davet edildi: 0 konuda
Rep Durumu
Tecrübe Puanı: 1318
Rep Puanı: 63152
Rep Derecesi:
BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.
Standart

Tasavvuf anlayışı ve Tarikatı:

Abdülkâdir Geylanî’nin tasavvuf anlayışı şeriate ve dinin zahirî hükümlerine titizlikle bağlı kalma esasına dayanır. O her an Kur'an ve hadislere uygun hareket etmeyi şart koşar.41 Ona göre bir zahidin hayatında görülebilecek derunî haller dini ölçülerin dışına taşmamalıdır.42

Müridlerine hep tabi olun bidat yoluna sapmayın; itaat edin muhalefet etmeyin sabredin; sızlanmayın günahtan temizlenin kirlenmeyin zikir halkasına toplanın ve mevlanızın kapısından ayrılmayın”43 şeklinde tavsiyelerde bulunurdu.

O diğer İslâm mutasavvıfları gibi dünya ve ahiret nimetlerini kul ile Allah arasında bir perde sayar ve mutasavvıfın bu nimetleri değil fakat Allah’ın Zâtını hedef sayması lazım geldiğini söylerdi.44

Tarikatının şeriate uygun olduğu İbn Teymiye gibi bir münekkid tarafından bile kabul edilmiştir.45 Nevevî Suyuti ve İbn Hacer gibi alimler de onu bu konularda takdir edenlerdendir.46

İbn Arabî tarafından da “kutub” ve “insan-ı kamil” olarak tavsif edilmiştir.47

Müridleri onu “sultanü’l-evliyâ” sayarlar ve ismine “Müşâhidullah” “Emrullah” “Fadlullah” “Emanullah” “Nurullah” “Kutbullah” “Seyfullah” “Fermanullah” “Burhanullah” “Ayetullah” “Gavsullah” veya “Gavs-ı Âzâm” sıfatlarını eklerler.48

Hülüsa tasavvuf anlayışı itibariyle Gazzali’nin geliştirmiş olduğu sünnî tasavvufun onun tarafından devam ettirildiğini rahatlıkla söyleyebiliriz.

Müessesevî bir karektere malik bir ocak olarak ortaya çıkan ilk tarikat genel kabüle göre Abdülkâdir Geylânî tarafından kurulan Kâdiriliktir. 49

Kendisinden sonra gelenlerce başta İslâm Dünyasında ve diğer ülkelerde yaygınlığı itibariyle ilk üç tarikatten biri olan kâdiriyye50 de zikir usûlü olarak cehrî(aleni ve sesli) zikir esas kabul edilmiştir. Silsilesi Hz.Ali vasıtasıyla Peygamberimize ulaşmaktadır.
Tarikatın beş esası vardır: Himmeti yüce olmak haramdan sakınmak hizmeti güzel yapmak azimetten ayrılmamak ruhsatı bırakmak ve nimete saygılı olmak.

Geylânî’nin yetiştirdiği yüzlerce halife ve binlerce talebesi İslamı geniş coğrafyaya yaydılar. Tarikatı İspanya’ya ve Gırnata’nın düşüşü üzerine de Fas’tan başlayarak bütün afrikaya yaydılar. Hindistan ve Çin’de İslâm’ın yayılmasında yoğun çaba harcadılar.
Kadirilik tarikatı Anadolu’ya Eşrefoğlu Rumî İstanbul’a ise İsmail Rûmî tarafından girmiştir. Bu zatların her ikisi de pir-i sani diye anılmışlardır.51

İslâm dünyasında en fazla yayılma şansına sahip olan bu tarikat bugün hala canlı bir tasavvufi hayatın öncülüğünü yapmakta ve yoğun bir faaliyet göstermektedir.



__________________
"hiç tanımaz tenim ellerini;
bilmez yüreğim bilmez yüreğini....
ah bu koku
bu ten
bu dokunuş;
ah bu delilik sarsar bedenimi...."


BaRaN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-02-2008, 03:42 PM   #6 (permalink)
°•Mülteci Uçurtma•°

 
BaRaN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Bilgileri
Üyelik tarihi: Jan 2008
Bulunduğu yer: ッ
Yaş: 27
Mesajlar: 9.050
Bahsedildi: 0 mesajda
Davet edildi: 0 konuda
Rep Durumu
Tecrübe Puanı: 1318
Rep Puanı: 63152
Rep Derecesi:
BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.
Standart

Cihad ve Mücadelesi:

Geylânî İslamî hilafetin ruhunu ve peygamberlik emanetini yitirdiği saltanat haline getirildiği bir dönemde o makamın yapması gereken işleri diğer rabbaniler gibi yüklendi. Davet ve sohbetleriyle insanlar İslamî ahdi yenilediler. İslamı atadan kalma bir miras gibi adet yerini bulsun diye kabullenenler şuurlandılar. Talim ve terbiyeleriyle İslam’ın tadını imanın lezzetini taddırdı. İnsanları nefsanî arzuların kölesi ve insanların kulu olmaktan çıkardı. İbadet ve taata canlılık getirdi.

Geylanî’nin 91 yıllık hayatının yetmiş üç yılı Bağdat’da geçti. Bu dönemde Abbasi halifelerinden beş tanesinin hilafetine şahit oldu. Bütün ömrünü halkı irşadla tüketti. Hak uğrunda kuvvetli bir mücadele verdi. Halife ve idarecileri tenkid etti. şirk ve bid’atle şavaştı. cahiliyet ve nifakla mücadele etti.52

Halife Muktazi Liemrillah Ebü’l-Vefa’nın yerine İbn Muzhim el-Mezâlim diye meşhur olan Yahya b. Said b. Yahya b. el-Muzaffer’i kadı tayin edince Geylanî minbere çıkarak şunları söyledi:

“Müslümanların başına zalimlerin en büyüğünü kadı olarak tayin eden sen yarın merhametlilerin en merhametlisi önünde nasıl hesap vereceksinş” Bunun üzerine halife titreyip ağlamaya başladı ve o an yeni tayin ettiği kadıyı vazifesinden aldı.53

Sultanların peşinden ayrılmayan onlara yaltaklanmak suretiyle zulümlerine ortak olan resmi ülamaya şiddetle karşı koydu. Onlara şöyle diyordu: “Siz neredesiniz gerçek alimler neredeş Ey ilim ve amel hainleri!...Ey Allah ve resulünün düşmanları!... Ey Allah kullarının yol kesicileri!... Siz açıkca zulüm ve nifak içerisindesiniz. Bu nifak nezamana kadar devam edecekş Ey alim ve zahid geçinenler!... İdareciler ve sultanlardan dünya metaını zevk ve lezzetini alıncaya kadar mı onlara münafıklık yapacaksınızş Siz ve asrımızın bir çok idarecileri Allah’ın malında ve kullarına verdiği nimetlerde ihanet içerisindesiniz.... Ey Allahım! Ya münafıkların şehvetini kır onları ıslah eyle veya yer yüzünü onlardan temizle...”54

Geylanî’nin manevi talebeleri bu alim zatın önünde Allah ve resulü ile yaptıkları biat tevbe ve imanı yeniden tazeledikten sonra sorumluluklarının şuuruna erdiler. şeyhle aralarında; talebelerin hocalarıyla askerin komutanıyla sürünün çobanıyla olan bağlarından çok daha kuvvetli sağlam ve köklü bir bağ kopmayan çözülmeyen dini ve ruhi bir alaka meydana geldi. Bu asla bozulmayan ve ihanet edilmeyen bir misaktı.55

Böylece onun müntesib ve talebeleri İslâma davet iman ve cihad şuurunun yaygınlaşıp güçlenmesinde büyük katkıda bulundular. Bu kutsal faaliyet sayesinde İslâm Afrika’nın bir çok bölgesinde Endonezya Hind Okyanusu Anadolu ve daha başka bölgelerde yayılmış temiz ve saf yapısıyla insanların kalplerini fethetmiştir.56

Rivayete göre vaazlarının tesiriyle bir çok Yahudi ve Hristiyan O’nun vasıtasıyla hidayete kavuştu.57 Yüzbinleri bulan müslüman irşad halkasından geçti. Yüzlerce yıldır pek az kimseye nasip olan bir şöhrete kavuşarak insanların gönlünde taht kurdu. Hakkında yüzlerce eser yazıldı.

Ona karşı duyulan derin hayranlıktan dolayı Yunus Emre:

“Seyyah olup şu alemi arasan
Abdülkâdir gibi bir er bulunmaz.”

Eşrefoğlu Rumî:
“Arısının balıyım bahçesinin gülüyüm
Çayırının bülbülüyüm şeyh Abdülkâdir!”

Erzurumlu meşayihten Alvarlı Muhammed Lütfi ise:
“Pir-i Geylanîdir Kamer-i himmet
Eflak-i şeri’at nur-i hakikat
Mirat-ı Muhammed bahr-ı ma’rifet
Üstad-ı kül rih-i Rahman iledir.” şiirlerini terennüm etmişlerdir.



__________________
"hiç tanımaz tenim ellerini;
bilmez yüreğim bilmez yüreğini....
ah bu koku
bu ten
bu dokunuş;
ah bu delilik sarsar bedenimi...."


BaRaN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-02-2008, 03:43 PM   #7 (permalink)
°•Mülteci Uçurtma•°

 
BaRaN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Bilgileri
Üyelik tarihi: Jan 2008
Bulunduğu yer: ッ
Yaş: 27
Mesajlar: 9.050
Bahsedildi: 0 mesajda
Davet edildi: 0 konuda
Rep Durumu
Tecrübe Puanı: 1318
Rep Puanı: 63152
Rep Derecesi:
BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.
Standart

Vefatı:

Geylanî 561/1165 senesi Rebiülahir’in 8. cumartesi gecesi yatsı namazından sonra vefat etmiştir. Onun 562/1166 rebiülahirinin 9. cumartesi gecesi vuku bulduğunu nakledenler de vardır.58

Hayatının son dakikalarında seslerini yükselterek üç defa “Allah Allah Allah” diye zikredip sonra zikr-i hafi ile meşgul iken canını canana teslim eylemiştir.59

Oğlu Abdurrezzak’a son vasiyetleri şu olmuştu:

“Ey oğul! Allah bize ve sana müslümanlara yardım etmeyi nasib etsin. Amin. Sana Allah’dan korkmayı O’na ibadet etmeyi şeriatına bağlanmayı ve Allah’ın hududunu muhafaza etmeyi tavsiye ederim. Çünki bizim yolumuz kitab ve sünnete; gönlün selametine elin cömertliğine; hayrı yaymağa; cefayı defetmeye; eziyete katlanmaya ve ihvanın hatalarını görmemeye dayanmaktadır.”60
Hindistan’da her yıl Rebiülahir’in 11. günü bazan 17. günü ruhları için kuran okunur ve sadaka dağıtılır. Bu merasim Bağdat’da 17 gün icra edilir.61

Türbeleri Bağdad’da Babü’d-Derc dedir.62 Mezarları üzerine türbe inşa olunmuştur.63 Bu türbe halen dünyanın çeşitli beldelerinden gelen müntesibleri ve muhibleri tarafından ziyaret edilen kutsal mekanlardan biridir.



__________________
"hiç tanımaz tenim ellerini;
bilmez yüreğim bilmez yüreğini....
ah bu koku
bu ten
bu dokunuş;
ah bu delilik sarsar bedenimi...."


BaRaN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 10-02-2008, 03:43 PM   #8 (permalink)
°•Mülteci Uçurtma•°

 
BaRaN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Bilgileri
Üyelik tarihi: Jan 2008
Bulunduğu yer: ッ
Yaş: 27
Mesajlar: 9.050
Bahsedildi: 0 mesajda
Davet edildi: 0 konuda
Rep Durumu
Tecrübe Puanı: 1318
Rep Puanı: 63152
Rep Derecesi:
BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.BaRaN Çok ünlü.
Standart

Eserleri:

Menâkıb kitabları Gelanî’nin bin kadar eseri bulunduğunu kaydeder. Bu gün ona nisbet edilen eserlerin sayısı elli civarındadır. Ancak bunların büyük bir kısmının ona ait olmadığı kesinlik kazanmıştır.

Geylânî eserlerinde son derece sade bir uslub kullanır. Tema olarak ağlatıcı ürpertici konuları tercih eder. Cemaate cenneti müjdeleyerek onlara ümit ve şevk verir nefsin zayıf taraflarını başarılı bir şekilde tasvir eder şeytanın insana nüfuz etme yollarını canlı örneklerle anlatır. İnsanı duygulandıran ve heyecanlandıran tablolar çizer. Tarikatının ve tesirinin bütün İslâmalemine yayılmasında uyguladığı bu metodun payı büyüktür. Bu eserler sıhhatli tercemeleri yapacak dirayetli insanları beklemektedir.64

Eserleri şunlardır:

1- el-Gunye li-Tâlibî Tarîki’l-hak
2- el-Fethü’r-Rabbânî
3- Fütûhu’l-Gayb
4- el-Füyûzâtü’r-Rabbâniyye fi Evrâdi’l-Kâdiriyye
5- Mektubât
6- Cilâü’l-Hâtır min Kelâmi şeyh Abdülkâdir
7- Sırru’l-Esrâr ve Mazhâru’l-Envâr
8- ed-Delâil
9- es-Sirâcü’l-Vehhâc fi leylet’l-Mi’rac
10- Akidetü’l-Bazi’l-Eşheb

Kaynaklar:
1 Uludağ Süleyman “Siyasi Kültürel ve Dini Bakımdan Hucviri’nin Yaşadığı Çağ” Keşfü’l-Mahcub (Giriş bölümü) Dergah yay. İst. 1982 s.23-24; Ayrıca bkz. Yılmaz H.Kamil Aziz Mahmud Hüdaî ve Celvetiyye Tarikatı MÜ. İlahiyat Fak. yay. İst. 1980 s.13.
2 en-Nedvî Ebü’l-Hasan İslamda Fikir ve Davet Önderleri Terc:Yusuf Yılmaz Risale Yay. İst. 1986 s.197.
3 A.g.e. s.257-258.
4 A.g.e. s.258.
5 Hocazade Ahmed Hilmi Hadîkatü'l-Evliyâdan Silsile-i Meşâyih-i Kâdiriyye Şirket-i Mürettibiye İst. 1318 s.32.
6 Gîlân’a “Bağdat’ın Dicle kenarında bulunan bir köyü” diyenler olmuş ise de doğrusu İran’ın ortalarında bulunan(Gîlân)’dır. Vicdâni Sâdık Tomâr-ı Turuk-ı ‘Aliyye (Kâdiriyye Silsilenamesi) Yayına Haz: İrfan Gündüz Enderun Kitabevi İst. 1995 s.92.
7 Vicdâni Tomâr s.92; Vassâf Hüseyin Sefîne-i Evliyâ Osmanlıcadan Çev: Mehmed Akkuş Ali Yılmaz Seha Nşr. İst. 1990 c.I s.58; Hocazade Ahmed Hilmi Hadîkatü'l-Evliyâdan Silsile-i Meşâyih-i Kâdiriyye s.33-34; Hüseyin Fevzi Paşa Ukudi’l-Cevahir fi Selasi’l-Ekabir Terc: Melih Yuluğ Uluçınar yay. İst. 1979 s.100; Doğrul Ömer Rıza İslamiyetin Geliştirdiği Tasavvuf Ahmet Halid Kitabevi İst. 1948 s.112.
8 Vicdâni Tomâr s.91-92; Vassâf Hüseyin Sefîne-i Evliyâ s.58.
9 Vicdâni Tomâr s.90; Vassâf Hüseyin Sefîne-i Evliyâ s.58; Hüseyin Fevzi Paşa Ukudi’l-Cevahir fi Selasi’l-Ekabir s.101.
10 Uludağ Süleyman “Abdulkadir Geylanî” DİA. İst. 1988 c.I s.234.
11 Vassâf Hüseyin Sefîne-i Evliyâ s.59; Eraydın Selçuk Tasavvuf ve Tarikatler Marifet yay. İst. 1990 s.518.
12 Vicdâni Sâdık Tomâr s.92; Vassâf Hüseyin Sefîne-i Evliyâ s.58-59; Hocazade Ahmed Hilmi Hadîkatü'l-Evliyâdan Silsile-i Meşâyih-i Kâdiriyye s.34; Doğrul Ömer Rıza İslamiyetin Geliştirdiği Tasavvuf s.112; Hüseyin Fevzi Paşa Ukudi’l-Cevahir fi Selasi’l-Ekabir s.101; Eraydın Selçuk Tasavvuf ve Tarikatler s.519.
13 Nedvî Ebü’l-Hasan İslamda Fikir ve Davet Önderleri s.250
14 Vassâf Hüseyin Sefîne-i Evliyâ s.63; Doğrul Ömer Rıza İslamiyetin Geliştirdiği Tasavvuf s.112; Eraydın Selçuk Tasavvuf ve Tarikatler s.520.
15 Hocazade Ahmed Hilmi Hadîkatü'l-Evliyâdan Silsile-i Meşâyih-i Kâdiriyye s.36.
16 Vicdâni Sâdık Tomâr s.92; Vassâf Hüseyin Sefîne-i Evliyâ 63
17 İmam-ı şa'rânî Tabakatü’l-Kübrâ Çev: Abdulkadir Akçiçek Toker yay. İst. 1969 c.II s.569; et-Tadifî Muhammed b. Yahya Cevherden Gerdanlıklar çev: Naim Erdoğan Alem yay. İst. trsz. s.137.
18 Hocazade Ahmed Hilmi Hadîkatü'l-Evliyâdan Silsile-i Meşâyih-i Kâdiriyye s.32-33.
19 Doğrul Ömer Rıza İslamiyetin Geliştirdiği Tasavvuf s.112; Hüseyin Fevzi Paşa Ukudi’l-Cevahir fi Selasi’l-Ekabir s.102.
20 İmam-ı Şa'rânî Tabakatü’l-Kübrâ c.II s.568.
21 Nedvî Ebü’l-Hasan İslamda Fikir ve Davet Önderleri s.261; et-Tadifî Muhammed b. Yahya Cevherden Gerdanlıklar çev: Naim Erdoğan Alem yay. İst. trsz. s.23.
22 Vicdâni Sâdık Tomâr s.92; Vassâf Hüseyin Sefîne-i Evliyâ 63
23 Vicdâni Sâdık Tomâr s.92; Vassâf Hüseyin Sefîne-i Evliyâ 63; et-Tadifî Cevherden Gerdanlıklar çev: Naim Erdoğan Alem yay. İst. trsz. s.22Hüseyin Fevzi Paşa Ukudi’l-Cevahir fi Selasi’l-Ekabir s.102.
24 Nedvî Ebü’l-Hasan İslamda Fikir ve Davet Önderleri s.261; Doğrul Ömer Rıza İslamiyetin Geliştirdiği Tasavvuf s.113; Eraydın Selçuk Tasavvuf ve Tarikatler s.519.
25 Vassâf Hüseyin Sefîne-i Evliyâ 63; et-Tadifî Muhammed b. Yahya Cevherden Gerdanlıklar s.22.
26 İmam-ı Şa'rânî Tabakatü’l-Kübrâ c.II s.576-577; Hocazade Ahmed Hilmi Hadîkatü'l-Evliyâdan Silsile-i Meşâyih-i Kâdiriyye s.39; Vicdâni Sâdık Tomâr s.92; et-Tadifî Cevherden Gerdanlıklar s.42.
27 Vicdâni Sâdık Tomâr s.93; Vassâf Hüseyin Sefîne-i Evliyâ 63
28 et-Tadifî Cevherden Gerdanlıklar s.51.
29 A.g.e s.23-24.
30 Vicdâni Sâdık Tomâr s.103; et-Tadifî Cevherden Gerdanlıklar 51
31 et-Tadifî Cevherden Gerdanlıklar 51.
32 Vassâf Hüseyin Sefîne-i Evliyâ 72-73.
33 Nedvî Ebü’l-Hasan İslamda Fikir ve Davet Önderleri s.265
34 A.g.e. s.264
35 İmam-ı Şa'rânî Tabakatü’l-Kübrâ c.II s.573; Hocazade Ahmed Hilmi Hadîkatü'l-Evliyâdan Silsile-i Meşâyih-i Kâdiriyye s.39; Vicdâni Sâdık Tomâr s.103; Vassâf Hüseyin Sefîne-i Evliyâ 72; et-Tadifî Cevherden Gerdanlıklar s.27.
36 Vicdâni Sâdık Tomâr s.105
37 Vassâf Hüseyin Sefîne-i Evliyâ 66
38 et-Tadifî Muhammed b. Yahya Cevherden Gerdanlıklar s.28.
39 İmam-ı Şa'rânî Tabakatü’l-Kübrâ c.II s.575; et-Tadifî Cevherden Gerdanlıklar s.267.
40 Vicdâni Sâdık Tomâr s.115-116.
41 İmam-ı Şa'rânî Tabakatü’l-Kübrâ Çev: Abdulkadir Akçiçek Toker yay. İst. 1969 c.II s.575; Nedvî Ebü’l-Hasan İslamda Fikir ve Davet Önderleri s.265; Uludağ Süleyman “Abdulkadir Geylanî” İslam Ansk. T.D.V. yay. İst. 1988 c.I s.235.
42 İmam-ı Şa'rânî Tabakatü’l-Kübrâ c.II s.587-588.
43 A.g.e c.II s.579.
44 Doğrul Ömer Rıza İslamiyetin Geliştirdiği Tasavvuf s.113.
45 Kara Mustafa Bursada tarikatler ve Tekkeler I Uludağ yay. Bursa 1990s.20
46 İslam Ansk. c.I s.235.
47 Doğrul Ömer Rıza İslamiyetin Geliştirdiği Tasavvuf s.113-114; Yılmaz H.Kamil Ana HatlarıylaTasavvuf ve Tarikatler s.136.
48 Doğrul Ömer Rıza İslamiyetin Geliştirdiği Tasavvuf s.114.
49 Öztürk Y. Nuri Tasavvufun Ruhu ve tarikatler Sidre yay. İst. 1988 s.112.
50 Kara Mustafa Bursada tarikatler ve Tekkeler I s.19
51 Vicdâni Sâdık Tomâr s.108-109; Kara Mustafa Bursada Tarikatler ve Tekkeler
52 Nedvî Ebü’l-Hasan İslamda Fikir ve Davet Önderleri s.283-284.
53 A.g.e. s.285 (Kalaidü’l-Cevahir s.8’den naklen)
54 A.g.e s.286 (Fethü’r-Rabbanî; 71. Mektub’dan naklen)
55 A.g.e s.290.
56 A.g.e. s.291.
57 Doğrul Ömer Rıza İslamiyetin Geliştirdiği Tasavvuf s.113.
58 Hocazade Ahmed Hilmi Hadîkatü'l-Evliyâdan Silsile-i Meşâyih-i Kâdiriyye s.40; Vicdâni Sâdık Tomâr s. 115; et-Tadifî Muhammed b. Yahya Cevherden Gerdanlıklar s.454.
59 Vassâf Hüseyin Sefîne-i Evliyâ s.69
60 A.g.e s.69
61 Hocazade Ahmed Hilmi Hadîkatü'l-Evliyâdan Silsile-i Meşâyih-i Kâdiriyye s.40; Vicdâni Sâdık Tomâr s. 115.
62 Hocazade Ahmed Hilmi Hadîkatü'l-Evliyâdan Silsile-i Meşâyih-i Kâdiriyye s.40; Vicdâni Sâdık Tomâr s. 115; Vassâf Hüseyin Sefîne-i Evliyâ s.70; et-Tadifî Muhammed b. Yahya Cevherden Gerdanlıklar s.454.
63 Vassâf Hüseyin Sefîne-i Evliyâ 70.
64 İslam Ans. c.I s.236; Doğrul Ömer Rıza İslâmiyetin Geliştirdiği
Tasavvuf s.113.



__________________
"hiç tanımaz tenim ellerini;
bilmez yüreğim bilmez yüreğini....
ah bu koku
bu ten
bu dokunuş;
ah bu delilik sarsar bedenimi...."


BaRaN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
abdulkadir, geylânî


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



WEZ Format +3. Şuan Saat: 08:44 AM.
"5651 Sayılı Kanun'un 8.Maddesine ve T.C.K'nın 125. Maddesine göre Forumumuzdaki Üyelerimiz, yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. Forumumuzda bulunan bir içeriğin, kanunlara aykırı olduğunu veya yanıltıcı olduğunu düşünüyorsanız lütfen buradan ( kemalyanal@yahoo.com ) bize bildirin."
Protected by CBACK.de CrackerTracker

Add to Google Suchmaschinenoptimierung mit Ranking-Hits Add to Google
| Tags | Gizlilik Bildirimi | dC| Death Chasers Klan | Link Ekle | Sitemap | Link Ekle | GençMekan |

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.0