Array
Geri git   GençMekan > EĞİTİM | ÖĞRETİM > Bilgi Kaynağı > Türk Dili ve Edebiyatı


milli edebiyat döneminin genel özellikleri ve temsilcileri


Konuya Davet EdilenLeR

Yeni Konu aç Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 22-04-2009, 03:08 PM   #1 (permalink)
Uzman

 
~qéCéC!'02~ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Bilgileri
Üyelik tarihi: Mar 2009
Bulunduğu yer: ]¦•¦[istanbul]¦•¦[
Yaş: 22
Mesajlar: 1.086
Bahsedildi: 0 mesajda
Davet edildi: 0 konuda
Rep Durumu
Tecrübe Puanı: 152
Rep Puanı: 1548
Rep Derecesi:
~qéCéC!'02~ Mükemmel bir geleceğe sahip.~qéCéC!'02~ Mükemmel bir geleceğe sahip.~qéCéC!'02~ Mükemmel bir geleceğe sahip.~qéCéC!'02~ Mükemmel bir geleceğe sahip.~qéCéC!'02~ Mükemmel bir geleceğe sahip.~qéCéC!'02~ Mükemmel bir geleceğe sahip.~qéCéC!'02~ Mükemmel bir geleceğe sahip.~qéCéC!'02~ Mükemmel bir geleceğe sahip.~qéCéC!'02~ Mükemmel bir geleceğe sahip.~qéCéC!'02~ Mükemmel bir geleceğe sahip.~qéCéC!'02~ Mükemmel bir geleceğe sahip.
Saygılar milli edebiyat döneminin genel özellikleri ve temsilcileri

MİLLİ EDEBİYAT DÖNEMİNİN GENEL ÖZELLİKLERİ
* Osmanlıcılık fikrinin iflasından sonra artık Türkçülük akımı yükselen değer olmaya başlamıştır.
* 1911�da Selanik�te çıkarılmaya başlanan �Genç Kalem�Dergisi etrafında bir araya gelen Ömer Seyfettin Ali Canip Yöntem Ziya Gökalp gibi aydınlar Milli Edebiyatın oluşumunu başlatmışlardır.
* Daha sonra İstanbul�da Türk Derneği Türk Yurdu Türk Ocağı dergileri yayınlanmıştır.
* Dil sade olmalıdır.
* Dildeki yabancı kelimeler atılmalı; ancak Türkçeye yerleşmiş kelimeler Türkçe gibi kullanılmaya devam edilmelidir.
* İstanbul Türkçesi esas kabul edilmelidir.
* Şiirde hece ölçüsü kullanılmalı.
* Edebiyat toplumun hizmetinde olmalı.
* Milletin dertleri sevinçleri esas alınmalı.
* Roman ve hikâye teknik açıdan kuvvetlenmiştir.
Fikir Akımları Slaytı/Sunusu:19.yy da Osmanlı Dağılması üzerine Ortaya Atılan Fikir Akımları:OsmanlıcılıkİslamcılıkBatıcılıkTürkçül ük
II. Meşrutiyet'ten sonra başlayan ulusçuluk akımı her alanda olduğu gibi edebiyatta da kendisini göstermiş ve "Milli Edebiyat" akımı ile ulusal kaynaklara dönülme ilkesini benimsemiştir. 1911'de Ali Canip Yöntem Ömer Seyfettin ve Ziya Gökalp'in yayımladıkları " Genç Kalemler" dergisiyle başlayan akım kısa sürede değişik sanat anlayışlarını savunan sanatçılar tarafından da benimsenmiştir. Sade ve arı bir Türkçe ile yazılan eserler yurt sorunları ve ulusal değerleri ortaya çıkarma amacını gütmüşlerdir. Özellikle öykü ve roman alanında Yakup Kadri Karaosmanoğlu Halide Edip Adıvar Reşat Nuri Güntekin ve Refik Halit Karay bu akımın en güzel örneklerini vermişlerdir. Bu dönemde ayrıca milli edebiyat kavramı altında toplanan fakat dünya görüşleri ve şiir anlayışları farklı olan şairler de yetişmiştir. Nitekim şiirlerini akımın temel özelliği olan hece ölçüsü yerine aruz ölçüsü ile yazan Türk İstiklal Marşı'nın yazarı Mehmet Akif Ersoy gerçekçi bir tutumla toplumsal konulara yönelmiş; temelde Osmanlıcı ve gelenekçi kabul edilen Yahya Kemal Beyatlı yeni-klasik bir şiir geliştirmiş; egemen ideolojilerin dışında kalan Ahmet Haşim ise izlenimci ve simgeci bir anlayışla "Saf Şiir"i savunmuştur.
Milli Edebiyat Akımı Türk edebiyatında toplum ve ülke meselelerine geniş yer veren sade Türkçeyi ve hece veznini kullanma yoluna giden edebiyat akımı (1911-1923). 1860'tan sonra benimsenen ve Abdülhamid II tarafından da desteklenen " Osmanlıcılık" ideolojisi Balkan savaşından sonra imparatorluk sınırları içinde patlak veren bağımsızlık mücadeleleri sonucu geçerliğini kaybetti.
1908'den sonra Müslüman toplumları birleştirmek ve kalkındırmak Hıristiyan devletleri karşısında bir denge unsuru durumuna getirmek amacını güden "İslamcılık" ideolojisinin yanında önce edebiyat ve fikir adamlarınca ortaya atılan sonradan siyasi nitelik kazanan milliyetçilik akımı da gelişme gösterdi.
Milliyetçilik hareketi kısa bir süre sonra " Türkçülük" adı altında dernek ve yayın organlarının (Türk Derneği Türk Yurdu ve aynı adlarla çıkardıkları dergiler) kurulmasıyla siyasi yönden teşkilât kurmağa başladı. Türk Yurdu derneği bir yıl sonra (1912) yerini Türk Ocağı'na bıraktı.
Yayımı 1913'te başlayan Halka Doğru dergisi halkın toplumsal seviyesine inmeyi amaç edindi. İmparatorluktaki milliyetçilik hareketleri o sırada iktidarda bulunan ittihat ve Terakki cemiyetince desteklendiği için kısa zamanda büyük gelişme gösterdi. Milliyetçilik özellikle Türkçülük hareketinin önderi durumunda olan Ziya Gökalp yazılarıyla ve İstanbul üniversitesinde verdiği sosyoloji dersleriyle hem milliyetçilik ilkelerinin aydınlarca benimsenmesinde hem de milli bir edebiyatın yaratılmasında başlıca etken oldu.
Selanik'te Ömer Seyfeddin Âkil Koyuncu Rasim Haşmet ve fecriati'cilerden bazılarının çıkardıkları Genç Kalemler (1911) dergisiyle milliyetçilik akımı edebiyat alanına girdi. Genç Kalemler dergisi ilk olarak "milli edebiyat" deyimini ortaya attı ve böyle bir edebiyatın oluşturulması görevini de üstüne aldı. Dergi yazarları ilk olarak dilin millileştirilmesjyle ise başladılar.
Dili sadeleştirme konusunda birtakım ilkeler tespit ettikten sonra edebiyatta da taklitçilikten kaçınılmasını sanatçıların Türk halkının hayatına yönelerek yaratıcı nitelikler kazanmalarını ve yapıcı eserler vermelerini istediler. "Hikâye roman ve tiyatro konularını ve kişilerini yerli hayattan almalıdır" ilkesini benimsediler. Milli edebiyat temsilcilerinin edebiyat ve özellikle dil anlayışları servetifünun'cular ve fecriati'ciler büyük tepki uyandırdı.
Mehmed Rauf Halid Ziya Cenab Şahabeddin Hüseyin Cahid Süleyman Nazif Yakup Kadriprülüzade Mehmed Fuad'ın itirazları şunlardı: "Yeni dil ancak bilim dili olabilir sanat eserleri milletlerarasıdır bu bakımdan edebiyat da milli olamaz Genç Kalemler'in milli edebiyat anlayışı ırki bir nitelik taşımaktadır v.d.". Genç Kalemler dergisinde bu itirazlara karşı devamlı yazılar çıkıyordu. Bu karşılıklı tartışmaların yapıldığı sırada fecriati'cilerden Hamdullah Suphi ve Celâl Sahir Genç Kalemler'in yeni dil konusundaki görüşünü benimsediklerini bildirdiler.
Genç Kalemler dergisi kapandıktan (eylül 1912) sonra yazarlarının birçoğu İstanbul'a geldiler Türk Yurdu ve öteki milliyetçi dergilerde yazmağa başladılar. Milli edebiyat akımına karşı çıkanların ve yeni yetişen gençlerin de katılmasıyla grup genişledi ve etki alanları da aynı oranda büyüdü. Türkiye'de cumhuriyet ilân edilirken milli edebiyat akımı temsilcilerinin büyük çabalarıyla bazı yazarların (Cenab Şahabeddin Süleyman Nazif Ali Kemal) şiddetle karşı koymalarına rağmen konuşma dili edebiyat dili olarak yaygınlaştı.
MİLLİ EDEBİYAT DÖNEMİ DİL VE ÜSLÛP
"Genç Kalemler" dergisi yazarları milli bir edebiyatın dilin millileştirilmesiyle yaratılacağına inanmışlardı.
Edebiyatı cedide'cileri ve fecriati'cileri Arapça ve Farsçanın etkisi altında kalan bir dili (Osmanlıca) kullandıkları gerekçesiyle suçladılar "Yeni lisan" adını verdikleri davalarını gerçekleştirmeğe çalıştılar. Bu konudaki başlıca amaçları şunlardı:
1. Arapça ve Farsça dilbilgisi kuralları ile bazı istisnalar dışında bu kurala göre yapılmış tamlamaların kullanılmaması;
2. Arapça ve Farsça kelimelerin Türkçedeki kullanılışlarına göre değerlendirilmesi bu dillere ait kelimelerin yerine mümkün olduğu kadar Türkçelerinin kullanılmasına dikkat edilmesi;
3. Arapça ve Farsça kelimelerin Türkçe telaffuzlarına göre yazılması;
4. Bilim dilinde kullanılan Arapça ve Farsça terimlerin kullanılmasına devam edilmesi;
5. Öteki Türk lehçelerinden kelime alınması;
6. Konuşmada İstanbul şivesinin esas olarak kabul edilmesi.
ÖMER SEYFETTİN (1884�1920)
* Türk edebiyatının en önemli hikâyecisidir.
* Yeni Lisan adlı makalesi Milli Edebiyatın kanunlarının ilanı sayılır.
* Sade dil akımının öncüsüdür.
* Anadolu�nun insanın hayat şartlarını hikâyelerini yansıtmıştır.
* Dilde fikirde işte milliyetçilik fikrini yerleştirmiştir.
* Çocukluk anıları efsaneleri hikâyelerinde işlemiştir.
Eserleri: Bomba Yalnız Efe Efruz Bey İlk Düşen Ak Yüksek Ökçeler Gizli MabetBahar ve Kelebekler�
ZİYA GÖKALP (1876�1924)
* Türk milliyetçiliğini esaslara bağlamıştır.Sistematize etmiştir.
* Sosyal hayatı ve kurumlarımızı Batı�ya göre düzenlenmelidir.
* Eserlerinde halk dilini kullanmıştır.
* Halkın dertlerini isteklerini yansıtmaya çalışmıştır.
* �Türkçülük Türk milletini yükseltmektir� diyerek bu ifade doğrultusunda hareket etmiştir.
Eserleri: Türkçülüğün Esasları Kızıl Elma Türkleşmek-İslamlaşmak -Muasırlaşmak Türk Medeniyet Tarihi Malta Mektupları.
MEHMET EMİN YURDAKUL (1869�1944)
* Anadolu insanın yabancılara başkaldırısını çok güzel yansıtmıştır.
* Toplumcu sanat anlayışıyla milliyetçi çizgide eserler vermiştir.
* Hece ölçüsü kullanılmıştır.
Eserleri: Türkçe Şiirler Türk Sazı Ey Türk Uyan Tan Sesleri Ordunun Destanları Zafer Yolunda Turana Doğru İsyan ve Dua Mustafa Kemal Fazilet ve Adalet�
YAKUP KADRİ KARAOSMANOĞLU (1889�1974)
* Edebiyatın her alanında eser vermiştir.Fecr-i Ati�nin dağılmasından sonra Milli Edebiyat içinde yer almıştır.
* Çoğunlukla içinde yaşadığı toplumun dertlerini eserlerinde işlemiştir.
* Anadolucu Atatürkçü bir çizgide kalmıştır.
* Esas ününü romancılık alanında bulmuştur.
* Kuvvetli bir gözlem gücü vardır.
* Realist bir çizgide yaşamıştır.
* Eserlerinde aydın-halk çatışmasını yansıtmıştır.
Eserleri: ROMANLARI: Kiralık Konak Ankara Nur Baba Hüküm GecesiSodom ve Gomore Yaban Bir Sürgün Panorama
HİKÂYELERİ: Milli Savaş Hikâyeleri Rahmet
DİĞER ESERLERİ: Erenlerin Bağından Zoraki Diplomat Vatan Yolundan Anamım Kitabı
HALİDE ADİP ADIVAR (1884�1964)
* Edebiyatçılığının yanında bir asker gibi cephe gerisinde mücadele vermiştir.
* Romanlarında aşk kadının psikolojisini doğu-batı çatışmasını eski-yeni kavgasını işlemiştir.
* Romanlarında kuvvetli bir gözlem vardır.
* Kurtuluş Savaşı eserlerinde çokça yer edinmiştir.
* Edebiyatın hemen her alanında eser vermiştir.
* Dili çok başarılı değildir.
Eserleri: Ateşten Gömlek Vurun Kahpeye Türkün Ateşle İmtihanı Sinekli Bakkal Mor Salkımlı Ev Dağa Çıkan Kurt Tatarcık Zeyno�nun Oğlu�
REŞAT NURİ GÜNTEKİN (1889�1958)
* Anadolu�nun dertlerini sıkıntılarını inançlarını eserlerinde işlemiştir.
* Sade ve yapmacıksız bir dil kullanmıştır.
* �Çalıkuşu�romanı en ünlü eseridir.(aslında bir tiyatro eseri olarak yazılmıştır)
* Müfettişlik yaptığı için Anadolu�yu gezmiş ve onların sıkıntılarını sevinçlerini edebi eserlerinde sıkça kullanmıştır.
Eserleri: Çalıkuşu Damga Dudaktan Kalbe Acımak Yeşil Gece Yaprak Dökümü Kızılcık Dalları Gökyüzü Eski Hastalık Ateş Gecesi Miskinler Tekkesi
REFİK HALİT KARAY (1888-1965)
* Halk dilini eserlerinde oldukça başarılı olmuştur.
* Kuvvetli bir gözlemciliği vardır; ancak iç gözlemde başarılı değildir.
Eserleri: Memleket Hikâyeleri İstanbul�un İçyüzü Yezidin Kızı Çete Sürgün BU Bizim Hayat Kadınlar Tekkesi Karlı Dağdaki Ateş�
YAHYA KEMAL BEYATLI (1884-1958)
* Modern edebiyatımızın en büyük şairlerindendir.
* Batılı tarzda şiirimize düzen vermiştir.
* Aruzu Türkçeye başarıyla uygulamıştır. �OK� şiiri hariç bütün şiirlerini aruzla yazmıştır.
* Şiir musikiden başka bir musiki�dir derdi.
* Parnasizmden etkilenmiştir.
* İstanbul�u Osmanlı�nın ihtişamlı zamanında gezmek tabiat ölüm rintlik gibi konuları işlemiştir.
* Şiirlerinin mükemmel olması için uğraş vermiştir bu konuda oldukça titizdir.
* Edebiyatın hemen her alanında eser vermiştir; ancak asıl ününü şiirde kazanmıştır.
Eserleri: Kendi Gök Kubbemiz Eski Şiirin Rüzgârıyla Aziz İstanbul Eğil Dağlar Portreler
* Rubailer ve Hayyam�ın Rubailerini Türkçe Söyleyiş.
PEYAMİ SAFA (1899-1961)
* Geçim derdiyle yazarlığa başlamıştır.
* Bir ayağından sakat olduğu için bu psikolojiyi eserlerine yansıtmıştır.
* �Server Bedii� lakabıyla eser yazmıştır.
* Edebiyat felsefe tıp psikoloji alanında yeterli bir bilgin sayılır.
* Psikolojik çözümlemeleri çok başarılıdır.
Eserleri; Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Sözde Kızlar Mahşer Bir Akşamdı Canan Matmazel Noralya�nın Koltuğu Atilla Harbiye Şimşek� gibi eserleri vardır.
HECENİN BEŞ ŞAİRİ (BEŞ HECECİLER)
Bu şariler 1917de Selanik�te �Genç Kalemler�le başlayan Milli Edebiyat akımının ilklerine bağlı olarak halk şiirimizin özelliklerinden yerli kaynaklarımızdan yararlanarak şiirimizin aruzdan heceye geçişinde önemli rol aynamışlardır. Şiirlerinde Anadolu manzaralarını ve Anadolu yaşayışını coşkulu bir dille işlemişlerdir. Hece ölçüsünün genellikle 11�li ve 14�lü kalıbını kullanmışlardır. Daha sonraları yeni biçimler arayarak oldukça uzun şiirler de yazmışlardır. Eserlerindeki dil ise konuşma dilidir. Bu şarirlerimiz şunlardır:
HALİT FAHRİ OZANSOY
ENİS BEHİÇ KORYÜREK
YUSUF ZİYA ORTAÇ
ORHAN SEYFİ ORHON
FARUZ NAFIZ ÇAMLIBEL

Benzer Konular:

___----____
__________________


~qéCéC!'02~ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiketler
doneminin, edebiyat, genel, milli, ozellikleri, temsilcileri


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



WEZ Format +3. Şuan Saat: 04:39 PM.
"5651 Sayılı Kanun'un 8.Maddesine ve T.C.K'nın 125. Maddesine göre Forumumuzdaki Üyelerimiz, yaptıkları paylaşımlardan sorumludur. Forumumuzda bulunan bir içeriğin, kanunlara aykırı olduğunu veya yanıltıcı olduğunu düşünüyorsanız lütfen buradan ( kemalyanal@yahoo.com ) bize bildirin."
Protected by CBACK.de CrackerTracker

Add to Google Suchmaschinenoptimierung mit Ranking-Hits Add to Google
| Tags | Gizlilik Bildirimi | dC| Death Chasers Klan | Link Ekle | Sitemap | Link Ekle | GençMekan |

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.3.0